Gece açlıkları - Diyetisyen Ümmü Gülsüm ETYEMEZ

Gece açlıkları


Gün içinde beslenmenize o kadar dikkat ediyorsunuz, hatta acıkmadığınız için bazen yiyesiniz bile gelmiyor. Fakat akşam saatlerinden itibaren mideniz guruldamaya başlıyor değil mi? 

“Tüm gün dikkat edip şimdi diyetim mi bozulacak?” sorularının akabinde beyninizin arka sekmesindeki fındıklı fıstıklı çikolatalar, cipsler, gofretler dıdıdıt sesleriyle error veriyor; biliyorum. Hangimizin başına gelmedi ki? 

Bir diyetisyen gözüyle tecrübelerime de dayanarak söylüyorum ki gece yaşanan mide kazıntılarının ve çikolataya aşermelerin birincil sebebi gün içindeki ara öğünleri atlamak! 

Evet, biliyorum; ara öğün yapınca yemekte bir şey yemeye iştahın kalmıyor. Fakat bunun acısı senden gün sonunda çıkıyor farkında mısın?

Gün içinde eksik kalori almak besin ögelerine göre değişmekle birlikte eksik karbonhidrat/protein/yağ almak demektir.

Ara öğünlerin mantığı genel anlamda kan şekerini dengede tutmak olduğu için de karbonhidrat içeren besin gruplarına yer verilir.

Siz bu besinleri kafanıza göre başka grup besinlerle değiştirdiğinizde ya da hiç yemediğinizde bu eksiklik gün sonunda karbonhidrata meyil olarak ortaya çıkar.

Sizler de tatlı kriziniz tuttu sanırsınız. Tatlı krizi değil; karbonhidrat açığı!

Peki, her karbonhidrat aynı karbonhidrat mı? Hayır. Glisemik indeks/glisemik yük kavramlarını açıklayarak kafanızı daha da karıştırmadan basitçe şöyle anlatayım. Karbonhidrat içerikli besinleri ikiye ayırıyoruz; çabuk acıktıranlar, uzun süre tok tutanlar olarak. 

Gün içindeki beslenmenizin bütünü çabuk acıktıran karbonhidrat ağırlıklıysa gün sonunda yine çabucak acıkacaksınız. Peki, nedir bu çabuk acıktıranlar? Beyaz un ve beyaz undan yapılan her şey; pasta, börek, poğaça, açma, pirinç pilavı, makarna gibi. 

Aksine tam tahıllar, kepekli makarnalar, bulgur, yulaf gibi karbonhidrat kaynakları da uzun süre tok tutarlar. Deneyin, farkı görün.

Bir diğer sebep de suyun yeterli miktarda tüketilmemesi.

Herkes kilosunu 30 ml ile çarpıp günlük içmesi gereken su miktarını bulsun bakalım; kaçınız bu miktarları tamamlıyor?

Gece ya da gündüz fark etmez, yeme ataklarınız geldiğinde önce koca bir bardak su için.

Çünkü beyinde açlık ve susuzluk merkezleri yan yana bulunur.

Açlık ve susuzluk hissiyatlarını birbiriyle karıştırıyor olabilirsiniz.

O an ihtiyacınız olan bir şeyler yemek değil; su içmek olabilir!

Bu nedenle suyu, susuzluk oluşmadan yeterli miktarda içmelisiniz.

Çay, kahve, kola, bitki çayı, kola, soda, gazoz su yerine geçmez, tekrar hatırlatalım.

Bunların dışında uyku saatlerinizi de bir gözden geçirin derim.

Gece kuşu gibi oturup gece perilerinin gelmesini beklemenin anlamı yok.

Gece uyumamız gereken saatlerde uyanık olduğumuzda beynimiz yiyip içmeye odaklanır.

Uyumanız gereken saatte yatağınızda olun.

İşin özü her koyun kendi bacağından asılır misali hepimiz gün sonunda, gün içinde yediklerimize göre şekil alıyoruz.

Kimimiz mışıl mışıl uyurken kimimiz ayakuçlarında mutfağa koşuyor.

Eğer siz de gece gelen mide kazınmalarınızdan ve bu sebeple oluşan uyku düzensizliğinizden mustarip iseniz beslenmenizi hemen iyileştirmek adına adımlar atın.

En değerli varlığımızın sağlığımız olduğunu unutmadan bir sonraki hafta görüşmek üzere sözleşelim. Kendinize iyi bakın.

Sağlıkla kalın..

DİYETİSYEN ÜMMÜ GÜLSÜM ETYEMEZ
@dyt.ummugulsumetyemez
İletişim: 0554 659 69 42
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Kas

Çölyak hastalığı ve beslenme

08Kas

Kahvaltı gerçeği

10Ekm

Stres kilo aldırıyor

30Eyl

Yağlar erir mi?

21Eyl

Gerçekten aç mısınız?