Bugun...


Diyetisyen Ümmü Gülsüm ETYEMEZ

facebook-paylas
SU İÇSEM YARIYOR DİYENLERE!
Tarih: 23-09-2020 14:08:00 Güncelleme: 23-09-2020 14:08:00


Geçen haftaki “Yiyorum Yiyorum Kilo Alamıyorum” yazımızdan sonra “Biz su içsek yarıyor, neden?” dediniz ve geldim!

Bu hafta sizlerle neden kilo veremediğinizi enine boyuna konuşacağız benim küçük, sevgili ailem.

Eminim ki hepiniz envai çeşit internet sitelerinde sayfa sayfa neden kilo aldığınızın cevabını aradınız. Madem buraya kadar geldiniz; buyurun bir de benden dinleyin.

Obez Genler

Kilosu normalin altında veya üstünde olan birini gördüğümüzde ister istemez kişinin diğer aile bireylerinin kilosuna dikkat ederiz. Aslında hepimiz öğrenmişiz, genetiğin bireyin kilo durumunu etkilediğini. Bazı kaynaklar da ailenizdeki fiziksel yapının, %35 oranında sizinkini de etkilediğini destekler nitelikte.

Bunun yanında yapılan bazı araştırmalar; sahip olduğumuz bazı genlerin obezite oluşumuna katkı sağladığını gösteriyor. Şayet bizlerde varsa; obez genlerimiz bu konuda aleyhimize çalışıyor olabilir.

Dikkat! Bu yazıdan sonra kilo alma sebebiniz olarak genlerinizi bahane etmeyiniz sevgili okurlarım, aman diyeyim!

Tıbbi Öykü Durumu

Diyetiniz size özel revize edilmeden önce ilk sıralarda; tanı almış, bilinen, herhangi bir rahatsızlığınızın ve kullandığınız herhangi bir ilacın olup olmadığını sorgularız.

Hipotiroidizm, hiperinsülinizm, hiperkortizolizm, polikistik over (PCOS) gibi bazı hormon bozuklukları; kullanılan psikiyatrik ilaçlar, kortizon ilaçları, bazı alerji ilaçları, doğum kontrol hapları vb. kilo alımına sebebiyet verebilmektedir.

Bunun yanı sıra rutin kan parametrelerinde, özellikle insülin seviyeleri, ardından insülin direnci varlığı sorgulanmalıdır. İnsülin direncinde vücut; glikozun hücrelere girişini sağlayan “insülin”i yeterli miktarda salgılar fakat gerektiği gibi kullanamaz.

Hücrelere giremeyen glikoz, kanda artar. Glikozun kanda artması daha fazla insülin salgılanmasına sebep olurken zamanla insülin salgılayan hücreler ihtiyacı karşılayamaz.

Bu kısır döngü iç organlar etrafındaki ve üst gövdedeki yağların parçalanmasını azaltarak kilo veriminizi engelleyebiliyor.

Yaşam Tarzı

Beslenme alışkanlıklarınız ve fiziksel aktivite düzeyiniz kilo almanıza sebep olan çevresel faktörlerdendir. Bilmeden yaptığınız bazı hatalı davranışlar tartıda istemsiz olarak artış gösterir. Evet biliyorum çok az yiyorsunuz, buna rağmen kilo alıyorsunuz.

Peki sizlere bilinçsizce yaptığınız çok düşük kalorili diyetlerin vücudunuzu kıtlığa soktuğunu söylesem?

Nasıl ki telefonunuzun şarjı azaldığında tüm tasarruf ayarlarını açıp ihtiyaç dışında kullanmamaya çalışıyorsanız; vücudumuz da tıpkı öyle! Vücut, yaşamsal fonksiyonlarını gerçekleştirebilmek için ihtiyacı olan yeterli besini alamayınca kendini korumaya alıyor. Var olan depolarını korurken, yediklerinizi de kıtlık ihtimaline karşın yağ olarak depoluyor. Kâr beklerken zarara uğruyorsunuz bir nevi.

Özetle şarj aleti telefon içinse; besinler de bizim için. Tek bir farkla; bizim bünyeyi %100’lememize gerek yok. İhtiyacımız kadarını almamız yeterli.

Bağırsak Mikrobiyotası

Bağırsaklarımız, pek çok iyi ve kötü bakterilere ev sahipliği yapmaktadır. Fizyolojik işleyişin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için bu iyi ve kötü bakterilerin belli bir oranda olması gerekir ve bu oran 1:1’e yakındır.

Şayet bu denge kötü bakteriler tarafına kayarsa, yani kötü bakterilerde artış olursa, bu olaya disbiyozis deriz ve bunun sonucunda genel bakteri çeşitliliği kaybı, zararlı bakteri artışı ve yararlı organizma kaybıyla karşılaşırız.

Bu pencereden baktığımızda obezitenin de bir tür disbiyozis olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü; mikrobiyatada bir bozukluk olduğunda vücut ağırlık kazanmaya ve yağ tutmaya meyilli hale gelmektedir.

Yapılan bir çalışma sonucuna göre; bağırsak mikrobiyotasında bulunan Firmicutes türlerindeki kötü bakterilerin %20’lik bir artışı enerji hasatında 150 kalorilik bir artışa sebebiyet verebilmektedir.  

Aman canım 150 kalorinin de hesabını yapıyor, demeyin!

Basit bir matematik hesabıyla bu 150 kalori, yıl bazında ekstra 7,8 kg kazanımı demek ve bu kulağa pek hoş gelmiyor.

Evet sevgili okurlarım, bu haftaki yazımızın da sonuna geldik.

Umarım okurken kendinizden birkaç parça yakalamışsınızdır. Hangi sebeple kilo aldığınızı şimdilik bilmiyorum; ama inanın suyun bir suçu yok.

Şimdi kalkın ve rahatça suyunuzu için.

Sağlıkla kalın!

Diyetisyen Ümmü Gülsüm ETYEMEZ

@dyt.ummugulsumetyemez



Bu yazı 3084 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI