Bugun...


Diyetisyen Ümmü Gülsüm ETYEMEZ

facebook-paylas
ÖDÜL YEMEĞİ
Tarih: 20-04-2021 14:55:00 Güncelleme: 20-04-2021 14:55:00


Bu aralar kulağıma oldukça sık çalınan bir soru var: “Hocam ödül olarak x besinini yiyebilir miyim?” Bu x besini genelde pizza, lahmacun, içli köfte, pasta, çiğ köfte, sarma, dolma… gibi yiyecekler oluyor. “Diyet bitsin de o zaman pizza yiyeceğim, artık çok kararlıyım zayıflayıncaya kadar ağzıma çikolata, hamur işi almam,” gibi söylemler de yine revaçta bu sıralar.

Şimdi size naçizane bir soru soracağım.. Arkadaşlar Survivor’da mıyız? Kendinize niye bu eziyeti yapıyorsunuz?

Pizza, lahmacun, pasta ödül olarak görülürken; sebze meyveler ceza mı? Bilinçaltınıza ne kadar yanlış bir şekilde kodluyorsunuz bu diyeti; gerçekten üzülüyorum.

Aktif olarak bu mecrada bulundum bulunalı bas bas bağırdığım iki sihirli ölçüt var, bilenler bilir: porsiyon kontrolü ve tüketim sıklığı.

Bu ikisini ayarlayabildikten sonra diyette sarma da yersiniz, patates salatası da, çiğ köfte de. Hatta yemelisiniz de.

Diyet demek yalnızca çiğ sebzeleri kemirmek değil ki. Diyet; sağlıklı, sürdürülebilir bir yaşam tarzı ve beslenme modelidir.

Diyet süreci boyunca hiç pizza, lahmacun yememiş biri 50 kilogram da verse diyet sonrası lahmacunu görünce bi’ afallar; eli ayağına dolaşır.

Çünkü bu yiyecekler diyette ya hiç yenmemiştir ya da “ödül günü, ödül yemeği” adı altında bilinçsizce tüketilmiştir.

İyi de beslenme bu değil, diyet bu değil.

Doğum günleri, kutlamalar, seyahatler, bayramlar.

Hayatımız boyunca bu özel anlar bizimle beraber olacağına göre bizim bu günlerde de beslenmemizi yönetmeyi öğreniyor olmamız gerekmez mi?

Daha önceki köşe yazılarımda değişim mantığından bahsetmiştim; ayrıntılı okumak için birkaç yazı kadar geçmişe gidebilirsiniz.

Bunun dışında diyette “asla, kesinlikle, yasak!” gibi çok net ibareler kullanmayı pek sevmiyorum; birtakım mevcut hastalıklar sebebiyle gerçek anlamda terk edilmesi gereken gıdalar söz konusu değilse.

Çünkü toplumca yasak damgası yemiş her şey daha cazibeli gelir insana.

Şimdi sizlere “pembe kalemi 2 dk boyunca düşünmeyin” desem çıldırırsınız değil mi, aklınıza girdi bir kere o kalem; hem de pembe!

Besinlerle olan bağımız da tıpkı böyle.

Çikolata yemek isteyen bireye “çikolata yasak, düşünme onu. Onun yerine hurma, kayısı ye” dersek ne olur biliyor musunuz?

Kişi hurma ve kayısıyı yer orda sıkıntı yok fakat beynin arka planında çikolata sekmesi açık kalmıştır.

 Kişi hurma ve kayısısını yerken bir yandan da yasak olan çikolatayı düşünür.

En son tatmin olmaz; gider çikolatayı da yer.

Haydi buyrun cümbüşee!

Kaş yapalım derken göz çıkarmadık mı?

Basit bir isteği köreltmek isterken hem kayısı hem hurma akabinde de çikolata yedirdik danışanımıza.

Hâlbuki olay en başta tek çikolata yenilerek çözülebilirdi.

Çikolata derken, porsiyon kontrolüne sadık kalınarak tabii.

Diğer bir husus da şu: malum Ramazan ayındayız; pideler, tatlılar her ne kadar pandemi sebebiyle eski tadı vermese de sofraların baş tacı olmuş durumda.

Yılda bir gelen bu mübarek ayda da insanlara “hayır canım, asla pide yemeyeceksin, kepekli ekmekten devam” demek biraz haksızlık değil mi?

Ya da yine Ramazan ayının gözbebeği güllaçtan hiç tatmayacak mı bu insanlar?

Şimdi böyle konuşuyorum diye söylediklerimin içinden bazılarını siz cımbızla çekmeden ben söyleyeyim.

Örnek olarak; beslenme programınızda akşam 1 dilim güllaç hakkınız varsa tabağınıza 2 dilim almayın.

Zaten yiyebiliyorsunuz, ihtiyacınız olan diyetinizde yazdığı kadar demek ki, gözünüz daha fazlasını aramasın.

Güllaç bir yere kaçmıyor, o zaten senin, yiyebilirsin, bugünlük hakkın bu kadar sadece.

Kafanın içinde “2. dilim yasakmış” gibi bir algı oluşturup başına iş açma güzel kardeşim.

Porsiyonunu miktarını bil, keyifle ye.

Bu şekilde sağlam adımlarla yol alınan bir diyet süreci, süreç sonunda da sürdürülebilirliğini koruyacaktır diye düşünüyorum.

Nasıl ki diyette mucizevi bir besin yoksa; yasaklı besin de yoktur.

Porsiyon kontrolü ve tüketim sıklığı iki ana parametre olup porsiyonlar ve sıklıklar diyetisyeninizce planlanmalıdır.

Bu süreçte kendinizi kafese sıkışmış hissetmeyin; attığınız her adımın size sağlık getireceğini bilin ve keyfini çıkarın.

Kucak dolusu sevgiyle.

Sağlıkla kalın.

DYT. ÜMMÜ GÜLSÜM ETYEMEZ

@dyt.ummugulsumetyemez



Bu yazı 483 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI