Evsiz kalan ailesine değil enkaz altındaki vatandaşların yardımına koştu

UMKE'de görevli bazı personeller ise deprem bölgesinde yaşayan ve evsiz kalan ailelerinin yerine enkaz altında kalan vatandaşların yardımına koştu.

Kahramanmaraş merkezli ilk depremin ardından 1 saat içinde tüm hazırlıklarını tamamlayıp yola çıkan Bartın UMKE ekipleri enkaz altında kalan onlarca kişiyi hayata tutundurdu.

UMKE'de görevli bazı personeller ise deprem bölgesinde yaşayan ve evsiz kalan ailelerinin yerine enkaz altında kalan vatandaşların yardımına koştu.

Bartın'da görev yapan UMKE ekipleri Kahramanmaraş merkezli ilk depremin ardından hazırlıklarını yaparak 1 saat içinde görev alacakları Gaziantep ilinin Nurdağı ilçesine ulaşmak üzere yola çıktı. Ekip içindeki bazı personel depremden etkilenen illerdeki evsiz kalan ailelerinin yardımına koşmak yerine enkaz altında kalan canların kurtarılması için görev bölgelerine gitmeyi tercih etti.

Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde bir enkazla karşılaşan ekipler buradaki arama-kurtarma çalışmalarında dahil olarak 4 vatandaşı enkaz altından sağ çıkardı. Daha sonra Nurdağı'na ulaşmak üzere yeniden yola çıkan UMKE ekipleri ilçeye vardıklarında Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleriyle koordine olup enkaz altında kalan birçok vatandaşı sağ olarak çıkarıp hayata tutundurdular.

Bartın UMKE ve Afet Birim Sorumlusu Yalçın Yurdusev birçok afet tecrübesi olmasına rağmen deprem sonrası karşılaştığı yıkımın benzersiz büyüklükte olduğunu ifade ederek, “Deprem olduktan sonra bize ilk telefon geldiğinde, hemen evlerimizden hazırlanıp çıkışımızı yaptık. Takriben 05.10'da Bartın ilinden çıkış yaptık. Deprem bölgesine hareket ettiğimizde biz ilk başta Göksun'dan geçerken 2. depremde enkaz oluşmuş. Enkaz başında Kırıkkale ekipleri müdahalede bulunuyordu ama sağlık ekibi yoktu. Bizde Kırıkkale Belediyesi ekipleri çalışma yaparken onlar güvenliği sağladılar. Hatta bende güvenli alandan enkazın içine girip orada bir hanımefendi vardı onu ilk başta enkazda sağlık muayenesini yaptık. Daha sonra onların çalışmasıyla beraber ilk anda 4 kişiyi sağ olarak enkaz altından çıkardık. Bizim görev yerimiz Gaziantep Nurdağı olduğu için daha sonra gelen ekiplere görevi devrettik ve Nurdağı'na geçtik. Ekipler ellerinden geldikçe çalışmalar yapıyorlardı. Birçok afette bulundum ama hakikaten kendimi aciz hissettiğim afetlerden birisiydi” dedi.

Aslen Malatyalı olan ve Bartın'da görev yapan Uğur Dinç ise Malatya'da deprem sonrası evsiz kalan ailesinin yerine enkaz altında kalan vatandaşlara yardım edebilmek için Nurdağı'na gitmeyi tercih ettiğini belirterek, “Depremin Kahramanmaraş merkezli olduğu söylendi. Ben Malatyalı olduğum için önce ailemi aradım. Yaralı, enkaz altında kalan olup olmadığını sordum. Tabi ailemiz dışarıda kalmıştı, ben onların yanına gitmek yerine kurtarma çalışmalarına katıldım. Ailem dışarıda soğukta kaldı ama bu diğer insanlara yardım gitmesinden daha önemli değildi. Oraya gitmem gerektiğini hissettim ve hemen yola çıktım. Orada ilginç şeylerde yaşadık. Örneğin JAK köpeğinin arka ayağında arama kurtarma çalışması sırasında kesi oluşmuş. Büyük bir kesiydi. Arter kanaması vardı. Köpeği daha büyük bir merkeze götüreceklerdi. Ben acil travma biriminde çalıştığım için köpeğin dikiş işlemlerini filan orada hallettim. Daha sonra köpek enkazlardaki çalışmalara geri döndü. Bizde Jandarma Arama Kurtarma ekipleriyle arama kurtarma çalışmalarına devam ettik, hiç ayrılmadık” ifadelerinde bulundu.

UMKE gönüllüsü Yiğit Kerrar Yılmaz'da depremin yerle bir ettiği bölgelerdeki manzara karşısında büyük üzüntü yaşamalarına rağmen JAK ekipleriyle hızlı bir şekilde koordine olup çalışmaya başladıklarını belirterek, “Biz Gaziantep Nurdağı'na ilk girdiğimizde arkadaşlarla daha önce kendi aramızda konuşmuştuk. Bu gözler daha ne görebilir, daha ne yaşayabiliriz bilmiyoruz diye konuşmuştuk. Tabi ki manzarayı öyle görünce moral olarak bitmiştik ama Jandarma Arama Kurtarma ile hemen koordine olup birçok enkazda çalışmaya başladık. Canla başla mücadele ettik. Bir enkazdan ses aldık fakat kadın iki çocuğunun üzerine kapanmış kurtarmak için. Çocukların ikisi de hayatını kaybetmişti. Çocukları çıkardığımızda moral olarak bitmiştik ama annenin de yaşadığını görmek, eşi de olay yerindeydi aynı zamanda. Hem mutluluk hem gözyaşlarını görmek bizim için tarif edilemez bir duyguydu. Çocukların cansız bedenini görüp aynı zamanda annenin yaşıyor olmasını, o duyguyu paylaşmak hangi kelimeler tarif eder açıkçası bilmiyorum” dedi.


Bakmadan Geçme