Demirbağ'dan gençlere hakikat çağrısı
Bartın Elazığlılar Derneği ile Bartın Üniversitesi tarafından ortaklaşa gerçekleşen organizasyonda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi, şair ve yazar Dr. Ömer Demirbağ ağırlandı.
Bartın Elazığlılar Derneği ile Bartın Üniversitesi tarafından ortaklaşa gerçekleşen organizasyonda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi, şair ve yazar Dr. Ömer Demirbağ ağırlandı.
Bartın Kültür Merkezi’nde ‘Gönül Meclisinden Sesler' başlığıyla gerçekleştirilen konferansta konuşan Dr. Ömer Demirbağ, "Düşünce Dünyasında Hakikat Arayışı" konulu sunumuyla dinleyicileri derin bir yolculuğa çıkardı.
Sunuculuğunu Dr. Ömer Demirbağ'ın kardeşi Turgut Demirbağ'ın yaptığı Konferansa Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, MHP MYK Üyesi Cemal Akın, İl Milli Eğitim Müdürü Ramazan Aşçı, İŞKUR İl Müdürü Ali Solak, Bartın KOSGEB İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Bartın Elazığlılar Derneği Başkanı Lütfü Gencer, dernek yönetimi ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Tıklık tıklım dolu salonda örneklerle birlikte gençliği gündemine alan Demirbağ, dünya hayatındaki gençliğin gelip geçici olduğunu belirterek, gerçek gençliğin ebedi hayatta yaşanacağını ifade etti.
Demirbağ, “Öyleyse ne yapmalı ki o alemde bir yer edinmeli? Asıl mutlu olacağımız yer orası. Yoksa buradaki her mutluluk geçicidir, elimizden alınıyor, bırakmıyor.” dedi.
Dünyanın mutlu olmanın yeri olmadığını kaydeden Demirbağ. “Burası doymanın yeri değil, takvanın yeridir. Bize ebediyen artık kalıcı olacağımız alemde hep genç kalmanın makamına ulaşabilmek, buna layık olabilmek için bu dünyadayken o alemi dizayn etmek mümkündür.” şeklinde konuştu.
“Gençlikte iken ebedi genç olmanın imkanını yakalayabilirsiniz”
Gençken yaşlılık dönemini kurgulayabilmenin insanın elinde olduğunu kaydeden Demirbağ, “Ve yaşlılıktan, ölümden sonraki alemi daha gençken sağlama almak, garantiye almak elinizdedir. Ne yapmalı ki sonsuzluk aleminde bir yer edinmeli? Biz ki bu dünya hayatında 3 artı 1 ev alabilmek uğruna yıllarca boğazımızdan kesen, yıllarca sıkıntılara katlanan insanlarız. 3 artı 1 evimiz olsun, mülkümüz olsun diye bir düşünün. Ne sıkıntılara katlanıyoruz? Sonsuzluk aleminde bir yurt edinmeniz mümkün ise, bu ihtimal var ise, ve Allah'ın en sevgili kulu tarafından garanti edilmiş, söz verilmiş ise, bunun sağlama alınışı nasıl olmalı? Bu gençlikte olur. Gençlikte iken ebedi genç olmanın imkanını yakalayabilirsiniz. Gençliği özgürlük yaftası altında, rüzgarın önünde oraya buraya savrulan bir yaprak gibi değersiz bir şekle dönüştürürseniz ve gençliği yine özgürlük kof yaftası altında ırmağın sürüklediği bir çöp şekline indirgerseniz, gençliği nefsin arzularının eline verirseniz, ebedi alemde onu hak edemezsiniz. Gençlik zaten hak edilmez, ayrıca bu dünyadaki hataların hesabı da vardır. Böyle bir tehlikeye düşmemek için, Allah'u Te'ala sonsuz rahmetiyle peygamberler göndermiş, son elçisini bilhassa göndermiş, kitaplar indirmiş, alimler, veliler ve bize akıl vermiş, ta ki böyle bir tehlikeye düşmeyelim. Merhametinden ötürü Allah cehennemlik olmamızı asla istemez. Ayağımız kaymasın diye bin bir tedbir bize bildirmiş, öğretmiştir. Hele hele bu tedbirlerin en çok alınması gereken çağ, gençlik çağı. Gençliğin tehlikeli tarafı, olumsuz yönü de var.” şeklinde konuştu.
“Gençlerin tedbirli olmaları lazım”
Gençliğin, insanın üstünde şemsiyenin olmadığı çağ olduğuna dikkat çeken Demirbağ, “Öyleyse bilhassa hele hele özellikle gençlerin tedbirli olmaları lazım. Gençlik aynı zamanda öyle bir canavar, öyle hayatımıza kastetmiş bir korkunç, bize yüklenmiş bir imtihandır ki ona yenilebiliriz. Bu yüzdendir ki, bilhassa gençlerin namaza dikkat edilmesi ısrarla vurgulanmıştır. Namaz zaten farz, İslam'ın beş şartından biri. O zaten hepimize farz. Hele hele gençler, mutlaka kılmalıdır. Niçin? Çünkü namazda her rekatta Fatiha okuyorsunuz. Ve her Fatiha’da ne diyoruz? Bizi doğru yola götür. Bunu her rekatta söylediğimiz için günde kırk kez bunu tekrar etmiş oluyorsunuz. Niçin Allah'u Teala bu sözü bize bu kadar çok tekrar ettiriyor? Bizi doğru yola götür. Bizi doğru yola götür. Niçin bu kadar tekrar etmek zorundayız? Demek ki doğru yoldan ne kadar çok sapma tehlikesi var. Doğru yoldan ayağının kayması ve sapmanın en çok olduğu çağ gençlik çağı. Gençler, sizin ve hele hele gençliğinizin en büyük muhafazası, koruması, zırhı, kalkanı namazdır. Namazla gençliğiniz öbür tarafta ebedi bir gençlik olarak filizlenir. Hakikat gençlikte yaşanır. Hakikat gençliği görür. İşte gençlik Allah-u Teala'nın ömrümüzün belli bir döneminde bize sunmuş olduğu bir armağan. Bizden geri alacak. Emanettir. Elden geldiği kadar o gençliği tertemiz sahibine iade edersek o bin misli katla bize ebediyen sunacaktır. Buna hiç şüphe yoktur. Çünkü o Ekremel Ekremindir. Cömertlerin en cömerttir.” ifadelerini kullandı.
Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya’da Demirbağ’ın konferansının ardından yaptığı konuşmada, “Dün üniversitede aile konulu bir konferans, bugün kültür merkezimizde gençlik isimli bir konferans. Dün bu ülkenin birleştirici gücü aileden bahsettik, bugün ise bu ülkenin dinamizminden bahsettik. Ve gerçekten Ömer Demirbağ Hoca bizlere çok lezzetli bir sofra sundu. Birçok arkadaş ciddi anlamda istifade de bulundu. Ben bu vesileyle hem Elazığlılar Derneği'mize, hem emek platformumuza, hem bize, hem bu konferansa ve bundan sonra bu tür dernek konferanslarına destek veren, şimdi toplum kuruluşlarına ve Bartın Valimize çok teşekkür ediyorum.” dedi.
Organizasyonun ev sahipliğini üstlenen Bartın Elazığlılar Derneği Başkanı Lütfü Gencer de, yaptığı açıklamada birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Gencer, "Bizler Bartın’da yaşayan Elazığlılar olarak sadece bir yardımlaşma derneği değil, aynı zamanda bir kültür elçisiyiz. Bugün burada Van’dan gelen kıymetli hemşehrimiz Ömer Demirbağ hocamızı ağırlamanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız, kadim Elazığ kültürünü ve bu toprakların yetiştirdiği değerleri Bartınlı dostlarımızla buluşturmaktır. Gönül meclisimize katılan herkese teşekkür ediyorum" dedi.
Etkinliğe katılan ABA Medya ve ABA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Aydın da, “Derneğimizin bu vizyoner projeleri bizi birbirimize daha çok kenetliyor. Hakikat arayışı gibi derin bir konunun böylesine yoğun ilgi görmesi, Bartın’daki kültürel çıtanın da ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Hocamızın ağzına, yüreğine sağlık.” şeklinde konuştu.
