'Bağımsız yaşama kararlılığımızın tarihî zaferi'
Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Büyük Zafer'in Türk milletinin bağımsız yaşama kararlılığını tüm dünyaya gösteren tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Vali Dr. Nurtaç Arslan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Arslan, mesajında 30 Ağustos 1922’nin Türk milletinin kendi geleceği hakkında söz sahibi olma iradesini bütün dünyaya kabul ettirdiği ve bağımsız yaşama kararlılığını tarihî bir zaferle ortaya koyduğu gün olduğunu ifade etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünü milletçe gurur ve minnet duygularıyla kutladıklarını belirten Arslan, mesajında şu ifadelere yer verdi: “30 Ağustos 1922, Türk milletinin kendi geleceği hakkında söz sahibi olma iradesini bütün dünyaya kabul ettirdiği; bağımsız yaşama kararlılığını tarihî bir zaferle ortaya koyduğu gündür. Bu büyük zaferin 104. yıl dönümünü, milletçe gurur ve minnet duygularıyla kutluyoruz. 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un 30 Ağustos’ta kesin bir zaferle sonuçlanması, Millî Mücadele’nin seyrini değiştiren ve milletimizin geleceğini şekillendiren bir dönüm noktası olmuştur. O gün ortaya konulan irade, bir milletin kendi vatanı ve yarını üzerinde başkasının hüküm kurmasına izin vermeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bu büyük başarının ardında, cephede mücadele eden Mehmetçik kadar, ülkenin dört bir yanında aynı inançla sorumluluk üstlenen milyonlarca insan vardı. Elindeki son imkânı paylaşan, evladını, eşini cepheye gönderen, kimi zaman yoklukla, kimi zaman ayrılıkla sınanan, buna rağmen umudunu ve inancını koruyan bir millet vardı. Cephede savaşan Mehmetçik ile evinde mücadelenin yükünü taşıyan annelerin, babaların, eşlerin ve çocukların fedakârlıkları birleşerek ortak bir iradeye dönüştü. 30 Ağustos’un gücü, işte bu ortak sorumluluk ve dayanışma duygusundan doğdu. Aradan geçen 104 yıl, bu tarihî günün gelecek kuşaklara bıraktığı anlamı daha da önemli hâle getiriyor. Zor şartlar karşısında bir arada durabilmenin, ortak bir hedef etrafında kenetlenebilmenin ve geleceğe sahip çıkabilmenin milletlerin kaderindeki önemini 30 Ağustos’un hatırasında görüyoruz. Bugün şartlarımız, imkânlarımız ve karşı karşıya olduğumuz meseleler elbette farklıdır. Değişmeyen gerçek ise bir ülkenin geleceğinin, o ülkenin insanlarının ortaya koyduğu emek, bilgi, üretim, dayanışma, birlik beraberlik ve sorumlulukla şekillendiğidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında 30 Ağustos’u anlamlı kılmanın yolu, geçmişin gururunu taşırken; bize emanet edilen kazanımları koruyarak milletimizin 30 Ağustos’ta ortaya koyduğu özgüveni geleceğe taşımak, ülkemizin gücüne güç katmak ve yarınlara kalıcı eserler bırakmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, vatanımızın bağımsızlığı uğruna hayatlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmesine; geçmişten aldığımız cesaret ve özgüvenle geleceğe daha büyük bir inanç ve kararlılıkla yürümemize vesile olmasını diliyor, başta Bartınlı hemşehrilerimiz olmak üzere aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.”