Türkiye Kamu-Sen'den açıklama
Türkiye Kamu-Sen Bartın İl Temsilcisi Mehmet Bekçi, enflasyon tahminlerindeki değişimin kamu çalışanları ve emeklilerin maaş artışlarının da yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirdiğini belirterek, 'Tahminler değişmişse rakamlar da değişmelidir. Hedefler revize edilmişse maaş artışları da revize edilmelidir' dedi.
Türkiye Kamu-Sen Bartın İl Temsilcisi Mehmet Bekçi, enflasyon tahminlerindeki değişimin kamu çalışanları ve emeklilerin maaş artışlarının da yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirdiğini belirterek, 'Tahminler değişmişse rakamlar da değişmelidir. Hedefler revize edilmişse maaş artışları da revize edilmelidir' dedi.
Bekçi yaptığı değerlendirmede, 2025 yılında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde kamu görevlileri ve emeklilerin 2026 ve 2027 yıllarında alacağı maaş artışları belirlenirken, o dönemdeki ekonomik tahminler ve enflasyon beklentilerinin esas alındığını hatırlattı.
Aradan geçen bir yıllık sürecin söz konusu tahminlerin önemli ölçüde geçerliliğini yitirdiğini gösterdiğini ifade eden Bekçi, 'Bugün geldiğimiz noktada enflasyon hedefleri değişmiş, beklentiler yükselmiş, ekonomik göstergeler ve buna bağlı olarak para ve maliye politikalarının dayandığı varsayımlar yeniden şekillenmiştir. Önümüzdeki süreçte 2027 yılına ilişkin tahminlerin de ekonomik gelişmelere bağlı olarak yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır' ifadelerini kullandı.
'Maaşların eski tahminlere mahkûm edilmesi kabul edilemez'
Ekonominin temel parametreleri güncellenirken yalnızca memur ve emeklilerin maaş artışlarının bir yıl önceki tahminlere göre belirlenmesinin adaletli olmadığını vurgulayan Bekçi, şöyle devam etti: 'Hal böyleyken, yalnızca memur ve emeklilerimizin maaş artışlarının bir yıl önceki tahminlere mahkûm edilmesi kabul edilemez. Ekonominin bütün parametreleri güncellenirken, memur ve emekli maaşlarının eski tahminlere göre artırılması adaletli değildir. Enflasyon tahminleri yükseliyorsa, maaş artışlarının belirlenmesinde kullanılan ekonomik zemin de değişmiş demektir. Dolayısıyla toplu sözleşmede belirlenen maaş artışlarının dayandığı şartlar bugün itibarıyla önemli ölçüde farklılaşmıştır.'
'Enflasyon farkı zam değil, kaybın telafisidir'
Enflasyon farkının tek başına çözüm olmadığını belirten Mehmet Bekçi, kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücünün yıl boyunca korunması gerektiğine dikkat çekti.
Bekçi, 'Üstelik mesele yalnızca yıl sonunda oluşacak enflasyon farkının ödenmesi meselesi değildir. Enflasyon farkı bir zam değil, gerçekleşen kaybın aylar sonra telafi edilmesidir. Kamu çalışanları ve emeklilerimiz, fiyatlar yükselirken gelirlerinin erimesini beklemek zorunda bırakılmamalıdır' dedi.
Ek toplu sözleşme protokolü çağrısı
Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlileri ve emeklilerin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin maaş artışlarının güncellenen ekonomik göstergeler ve enflasyon beklentileri doğrultusunda yeniden ele alınmasını istediklerini belirten Bekçi, taraflara ek toplu sözleşme protokolü çağrısında bulundu.
Bekçi, açıklamasında şu talepleri sıraladı: 'Kamu görevlileri ve emeklilerimizin 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin maaş artışları, güncellenen ekonomik göstergeler ve enflasyon beklentileri doğrultusunda yeniden ele alınmalıdır. Taraflar arasında bir toplu sözleşme protokolü yapılmalı; mevcut maaş artış oranları yeni ekonomik gerçeklere göre güncellenmeli, kamu çalışanları ve emeklilerimizin alım gücünü koruyacak ek zam ve refah payı uygulamaya konulmalıdır. Çünkü toplu sözleşme rakamları değişmez değildir; esas olan kamu çalışanının alın terini ve alım gücünü korumaktır. Tahminler değişmişse rakamlar da değişmelidir. Hedefler revize edilmişse maaş artışları da revize edilmelidir.'
Bekçi, kamu çalışanları ve emeklilerin gelirlerinin artık geçerliliğini yitirmiş ekonomik tahminlere mahkûm edilmesinin sosyal devlet ve ücrette adalet anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek, 'Türkiye Kamu-Sen olarak yeni ekonomik şartlara uygun ek toplu sözleşme protokolü için vakit kaybetmeden taraflar bir araya gelmelidir' çağrısında bulundu.