'Sel sularına verecek bir avuç bile toprağımız yok'

Zonguldak Orman Bölge Müdürü Halil Oflu, Ulus ilçesine bağlı Kumluca beldesinde yürütülen Üçsaray ve Özlüce Deresi Yukarı Havza Sel Kontrolü Uygulama Projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceledi.

Zonguldak Orman Bölge Müdürü Halil Oflu, Ulus ilçesine bağlı Kumluca beldesinde yürütülen Üçsaray ve Özlüce Deresi Yukarı Havza Sel Kontrolü Uygulama Projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceledi.

Bölge Müdür Yardımcısı Osman Araz, Ulus Orman İşletme Müdürü Müşerref Tuğba Ekiz Kader, Etüt Proje Başmühendisi Hasan Öztürk, İşletme Müdür Yardımcısı, İşletme Şefleri ve yüklenici firma yetkilisinin katıldığı incelemelerde, tamamlanan ve devam eden imalatlar değerlendirilerek projenin havza üzerindeki etkileri ele alındı.
Zonguldak ve Karabük illerinde daha önce hayata geçirilen sel kontrolü projelerinin ardından çalışmaların Bartın'da da sürdürüldüğünü belirten Bölge Müdürü Oflu, Üçsaray, Zafer, Öncüler ve Hisar köylerini kapsayan proje hakkında bilgi verdi.

Toplam 20 milyon TL yatırım bedeliyle uygulamaya konulan proje kapsamında, 1.875 hektarlık havzada; 24 adet harçlı ıslah sekisi, 1 adet gabion eşik, 6 adet ahşap eşik, 410 metre servis yolu yapımı planlanarak sel kontrolüne yönelik mühendislik tedbirleri hayata geçirildi.

Havza içerisindeki yan derelerde inşa edilen bu yapılarla suyun akış hızının düşürülmesi, taşınan rüsubatın (kum, çakıl, taş ve toprak malzemesinin) azaltılması, dere yataklarının dengelenmesi ve taşkınların yıkıcı etkisinin sınırlandırılması amaçlanıyor.

Kumluca beldesinde geçmiş yıllarda yaşanan sel afetlerinin, havza bazlı koruyucu tedbirlerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Oflu, çalışmaların yalnızca mühendislik yapılarından ibaret olmadığını, aynı zamanda toprağı, ormanı, tarım alanlarını ve yerleşim yerlerini korumaya yönelik önemli bir yatırım olduğunu ifade etti.

Oflu, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: 'Toprağını koruyamayan, ormanını; ormanını koruyamayan da vatanını koruyamaz. Bizim sel sularına verecek bir avuç bile toprağımız yok. Çünkü toprak yalnızca üzerinde yaşadığımız bir zemin değil; ormanlarımızın, üretimimizin, bereketimizin ve geleceğimizin teminatıdır. Toprağı korumak, Yeşil Vatan'ı korumaktır.'

Proje sahasında yapılan teknik incelemelerde, havza içerisindeki bazı yan derelerde bitki örtüsünün yetersizliği ve dere yataklarında meydana gelen aşınmalar nedeniyle şiddetli yağışlarda yüzeysel akışın hızlandığı, taşınan malzemenin ana dere yataklarında birikerek sel ve taşkınların etkisini artırdığı değerlendirildi.
Özellikle eğimli arazilerde meydana gelen toprak kayıplarının ve heyelanlarla taşınan malzemenin yerleşim yerleri, tarım alanları, ulaşım yolları ve altyapı üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekildi.

Yan derelerde tesis edilen enine yapılar sayesinde suyun enerjisinin kırılması, dere yataklarındaki aşınmanın sınırlandırılması ve ana derelere taşınan malzeme miktarının azaltılması hedefleniyor.

'Afetlerle Mücadele, Afet Yaşanmadan Önlem Almaktır'

Sel kontrolü çalışmalarında temel yaklaşımın afet meydana geldikten sonra zararları gidermek değil, afet risklerini kaynağında azaltmak olduğunu vurgulayan Halil Oflu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bizim görevimiz yalnızca orman yetiştirmek değil, o ormanı ayakta tutan toprağı da korumaktır. Yukarı havzalarda aldığımız her tedbir, aşağı havzalardaki yerleşim yerlerinin, tarım alanlarının ve vatandaşlarımızın güvenliği için atılmış önemli bir adımdır. Bugün derelerde yaptığımız her bir ıslah yapısı, yarın yaşanabilecek afetlerin etkisini azaltmaya yönelik bir güvencedir. Afetlerle mücadelenin en etkili yolu, afet yaşanmadan gerekli tedbirleri almaktır.'

Özel Haber

Bakmadan Geçme