'Hedefimiz yalnızca güçlü olmak değil, belirleyici olmaktır'
Türk Eğitim-Sen Bartın Şubesi tarafından üyelerine yönelik istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, Genel Başkan Yardımcısı Hüsami Erten ve sendika üyeleri katıldı.
Türk Eğitim-Sen Bartın Şubesi tarafından üyelerine yönelik istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, Genel Başkan Yardımcısı Hüsami Erten ve sendika üyeleri katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Türk Eğitim-Sen Bartın Şube Başkanı Mehmet Bekçi, şu ifadeleri kullandı:
'Bugün burada yalnızca bir sendikal toplantı gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda bir duruşu, bir fikriyatı ve bir mücadele çizgisini yeniden teyit ediyoruz.
Biliyorum ve kalben inanıyorum ki Türk Eğitim-Sen; onurlu mücadelenin, Türk memur sendikacılığının yüz akı olan bir teşkilatın adıdır. İlkeli, kararlı, mücadeleci sendikacılıkta bir markadır Türk Eğitim-Sen. Karanlık geceye yön veren bir kutup yıldızı gibi parlayan, güneş gibi aydınlık saçan, tüzüğünde Anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen ilk dört maddesini, 42. ve 66. maddeyi taşıyan bir markadır Türk Eğitim-Sen!
Bu markada; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve gösterdiği hedefler var, İstiklal Marşımız, bayrağımız, Türkçemiz var. Bağımsız, ilkeli ve kararlı mücadelemiz, şanlı mazimiz vardır. Bu kutlu yolda mücadele eden, emeğini esirgemeyen, yürekli, cefakar, yiğit insanlardan Allah razı olsun. Ebediyete intikal edenlerimize de Yüce Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Her birinin aziz ruhları şad, meknları cennet olsun.
Türk Eğitim-Sen %100 yerli ve milli bir sendikadır. Bizim Türkiye'nin yanında dimdik duruşumuz şartlara göre şekil, içerik ve istikamet kazanmamıştır. Sadece ve sadece üyelerinden güç alan, onlar için çalışan, üreten, yol gösteren sendikacılık anlayışıyla 30 yıldır varlığını büyüyerek sürdüren Türk Eğitim-Sen, üyesi olsun olmasın bütün çalışanların takip ettiği, takdir ettiği, güvendiği bir kurum olma hüviyetini sürdürmektedir. Bizim şiarımız, 'Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız' ilkesidir. Türkiye sevdalısı olan bizler, 'ekmek kavgasının' önüne 'Türkiye sevdasını' koymuş olan memleket aşıklarıyız.
Amacımız; şahsiyetimizle, dik duruşumuzla, hak ve adalete inancımızla yarınlara güzel bir miras bırakmaktır. Yerelde Bartın'da, akabinde de Türkiye genelinde inanç ve ilkelerin ışığında bir araya gelen bizlerin oluşturduğu Türk Eğitim-Sen; ana felsefesinden ve kuruluş değerlerinden şaşmadan, sağa sola sapmadan, eğilip bükülmeden dün olduğu gibi bugün ve yarın yoluna devam edecektir.
Bizler; kamuyu işgal etmiş, sömürmüş, posasını çıkarmış menfaat oluşumları gibi hareket etmedik. Yaşadığımız her türlü olumsuzluklara rağmen istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettik. Eğitim çalışanlarının her sorununu muhataplarına ilettik. Her biri bizim için çok kıymetli üyelerimizin başını hiç ama hiç yere eğdirmedik.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen, ne marjinal ideolojilerin taşeronu ne de siyasal iktidarların saha memurudur; üyelerinden aldığı gücü yine ve yalnız onlar için kullanan hak mücadelesinin ahlaklı yol başçısıdır. Her platformda kimseden çekinmeden dile getirdiğimiz gibi bizler hükümetlerin değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin asil memurlarıyız.
Bugün kamu yönetiminde karşı karşıya kaldığımız en temel sorunlardan biri; liyakat ilkesinin aşınması, kurumsal yapının zayıflatılması ve kamu çalışanlarının sistematik biçimde değersizleştirilmesidir. Bu noktada açık ve net konuşmak gerekir: Eğer bir sistemde ehliyet ve liyakat ikinci plana itilirse, orada ne adalet tesis edilebilir ne de kurumsal verimlilik sağlanabilir.
Türk Eğitim-Sen, bu yozlaşmaya karşı açık bir tavır koymaktadır. Bizler; sendikacılığı sadece üyeye kazanım sağlayan dar bir alan olarak görmüyoruz. Sendikacılık aynı zamanda bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluk, gerektiğinde eleştirmeyi, gerektiğinde itiraz etmeyi, gerektiğinde de bedel ödemeyi gerektirir.
Özellikle belirtmek isterim ki; bizler yalnızca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve aziz Türk milletine karşı sorumluluk hisseden bir anlayışın temsilcileriyiz. Bugün 'tarafsızlık' adı altında sergilenen edilgen tutumların aksine biz açıkça tarafız.
Haktan yanayız.
Adaletten yanayız.
Liyakatten yanayız.
Ve en önemlisi; milli devlet anlayışından yanayız.
Çünkü biliyoruz ki; devlet zayıflarsa kamu çalışanı güvencesizleşir. Liyakat ortadan kalkarsa emek değersizleşir. Adalet zedelenirse toplumsal denge bozulur. Bu nedenle bizim mücadelemiz yalnızca ücret artışı mücadelesi değildir. Bu, aynı zamanda bir sistem, bir anlayış ve bir gelecek mücadelesidir.
Bartın özelinde baktığımızda ise 985 üyeye ulaşmış bir teşkilat olarak sadece sayısal bir başarıdan söz etmiyoruz. Bu, aynı zamanda sahada karşılık bulan bir güvenin ve ilkesel duruşun göstergesidir. Ancak bu yeterli değildir. Hedefimiz; yalnızca güçlü olmak değil, belirleyici olmaktır.
Türk Eğitim-Sen'in önümüzdeki süreçteki temel hedefi; toplu sözleşme masasında yetkili sendika olarak sadece taleplerini ileten değil, süreci yönlendiren bir aktör olmaktır.
Sözlerimi tamamlarken şunu özellikle vurgulamak isterim: Bizler konjonktüre göre yön değiştirenlerden olmadık, olmayacağız. Bizler susarak değil konuşarak var olan bir geleneğin temsilcileriyiz. Bizler bedel ödemekten kaçınmayan bir mücadele kültürünün mirasçılarıyız. Ve bizler biliyoruz ki 'Önce Türkiye' demek bir slogan değil; bir sorumluluk beyanıdır.
Katılımlarınız için teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ne mutlu Türküm diyene!'
Toplantıda konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun ise sendikal çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Dolgun, Türk Eğitim-Sen'in geçmişte elde ettiği kazanımların yanında mevcut yetkili sendikanın herhangi bir katkı sağlamadığını belirtti.
Eğitim çalışanlarının hak ettiği değeri görebilmesi için yetkinin yeniden Türk Eğitim-Sen'e geçmesi gerektiğini ifade eden Dolgun, bunun için üye çalışmalarına yoğunlaşılması gerektiğini vurguladı. Dolgun, yetkinin devralınması halinde eğitim çalışanlarının sorunlarına kalıcı çözümler üretileceğini sözlerine ekledi.