'Esnaf kepenk kapatmaya zorlanıyor'

Anahtar Parti İl Başkanı Abidin Acar, esnaf ve sanatkârlara yönelik güncel düzenlemeler kapsamında 25 Kasım 2025 tarihli 10659 sayılı ve 7 Ocak 2026 tarihli 10812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararlarını ve konuyla ilgili saha gözlemlerini değerlendirdi.

Anahtar Parti İl Başkanı Abidin Acar, esnaf ve sanatkrlara yönelik güncel düzenlemeler kapsamında 25 Kasım 2025 tarihli 10659 sayılı ve 7 Ocak 2026 tarihli 10812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararlarını ve konuyla ilgili saha gözlemlerini değerlendirdi.

Acar, Türkiye'nin yerel ekonomilerini ayakta tutan, istihdam yaratan ve sosyal istikrarı güçlendiren temel güç olarak gördükleri esnaf ve sanatkrların finansman sorununa dikkat çekerek, 'Ancak sahadan aldığımız net mesaj şudur: Finansmana erişim giderek zorlaşmakta, finans sistemi, ekonominin en kırılgan kesimi olan esnafı dışarıda bırakmaktadır.' dedi.

Acar: Türkiye genelinde BağKur (4/B) siciline kayıtlı 2.273.109 esnaf ve sanatkr ile bu kişilere ait 2.553.776 işletme mevcutken ve sistem bu kadar büyükken kapsayıcılık daralıyor. Sistem içinde bakiyesi bulunan esnaf sayısı 2021'de 1.166.482 iken 2025'te 775.851'e gerilemiştir. Bu düşüş, küçük esnafın finansman kanalından koptuğunu açıkça göstermektedir.' açıklamasında bulundu.

Esnafın finansmana erişiminde en ağır engellerden birinin, 29 Kasım 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile getirilen krediye erişimde 'vadesi geçmiş vergi ve SGK borcu olmama' şartı' olduğunu savunan Acar, nakit sıkışıklığı nedeniyle zaten borç batağında olan esnafın, tam da bu darboğazı aşmak için ihtiyaç duyduğu krediye erişemediğini, bu yaklaşımın destek amacına aykırı ve esnafı kayıt dışı borçlanma/iflas riskine iten bir düzenleme olduğunu; diğer yandan 7 Ocak 2026 tarihli 10812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile esnaf ve sanatkrlar için GSS borcu muafiyet süresinin bir yıl uzatılmasının ise, esnafa sadece geçici bir nefes aldıracağını, sorunun kalıcı çözümü için adil ve sürdürülebilir bir prim sisteminin şart olduğunu iddia etti.
İl Başkanı Acar, 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere belirli alanlarda faaliyet gösteren ve belirli yerleşim koşullarını sağlayan esnafa yönelik yapılan 'basit usulden gerçek usule geçiş' düzenlemesinin (10380 sayılı karar) KDV, geçici vergi, stopaj, defter tutma ve beyan yükümlülükleriyle birlikte esnafı 10'dan fazla mali yükümlülükle karşı karşıya bırakacağını, bunun da muhasebe, defter tasdik ve uzman personel giderleri üzerinden işletme maliyetlerini %15–20 bandında yukarı çekeceğini, buna ek olarak; işyeri kiralarında geçerli %20'lik stopaj yükümlülüğünün esnafın nakit akışını daha baştan zedeleyen bir 'ön vergi' mekanizmasına dönüştüğünü, serbest meslek ödemelerinde %20 oranında, muaf esnaftan alımlarda ise farklı oranlarda stopaj kesintilerinin de esnafın işletme sermayesini doğrudan baskıladığını belirtti.
1 Ekim 2025 itibarıyla devreye alınan KURGAN dijital denetim sisteminin, dijital dönüşümün çok uzağındaki esnafın yeterli bilgilendirme yapılmamasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek 'hatalı belge düzenlemesi' durumunda ağır cezalarla karşılaşma riskine zemin oluşturacağı tehlikesine dikkat çeken (İsim_Soyisim), bizzat sahadan tespit ettikleri bu sorunların da etkisiyle, kredilendirme sistemi içinde bakiyesi bulunan esnaf sayısındaki dramatik düşüşün bir iki yıl içerisinde daha da hızla azalacağı uyarısında bulunarak, 'Bunun daha açık anlamı, seçim dönemlerinde popülist politika uygulamalarını alışkanlık haline getiren AKP iktidarı, esnaf ve sanatkrımızı 'öğrenilen çaresizliğe' düşürmektedir. Bu uygulama ile kepenk kapama ve piyasadan çekilme ile karşı karşıya olan esnaf ve sanatkrlar kültürümüzde yaşatılan 'denizde boğulma' korkusuyla 'yılana sarılma' gibi bir tehlikeye maruz bırakılmaktadır. Anahtar Parti olarak bu düzenlemelerin esnaf ve sanatkrımız lehine yeniden gözden geçirilmesini ümit ediyor, iktidarın esnafımızın çığlığına 'kulak' vermesini öneriyoruz.' çağrısında bulundu.
İl Başkanı Acar, esnaf ve sanatkrlar için geliştirdikleri çözüm önerilerini şöyle paylaştı:
Otomatik Borç Yapılandırmalı Kredi Modeli: 'Borcu olana kredi yok' yerine, kullandırılacak kredinin %10–15'i doğrudan vergi/SGK borcunun kapatılmasına yönlendirilerek esnaf 'temiz başlangıç' yapabilmelidir.
Kamu Borcu Kapama Mikro Kredisi: Diğer şartları sağlayıp yalnızca kamu borcu nedeniyle reddedilen esnaf için, sadece vergi ve SGK borcunu kapatma amaçlı düşük faizli ve uzun vadeli özel ürün tasarlanmalıdır.
Gelire Endeksli Kademeli Prim Sistemi: Tek tip prim yerine, ciro/gelire dayalı kademeli prim basamakları getirilmelidir. Düşük gelirliye düşük prim; yüksek gelirliye mevcut seviyelerin korunmasıyla adalet ve sürdürülebilirlik sağlanmalıdır.
Esnek Prim Ödeme Takvimi: Mevsimsel gelir dalgalanması yaşayan meslekler için üç aylık/altı aylık toplu ödeme gibi esnek seçenekler sunulmalıdır. Stopaj Reformu: İşyeri kiralarındaki %20 stopaj yükü indirilmeli veya kaldırılmalıdır. Sektörel KDV Revizyonu: Girdi-çıktı KDV makası nedeniyle biriken finansman yükü giderilmelidir. Banka Komisyon Regülasyonu: Kredi kartı komisyonlarına makul tavan getirilmelidir.
Dijital Uyum Eğitimi: İlk yıl 'ceza' değil, bir 'rehberlik ve düzeltme' odaklı uyum süreci olarak tanımlanmalıdır. Genç Girişimci Prim Teşviki: Kaldırılan BAĞ-KUR prim desteği yeniden devreye alınmalıdır.
Basit Usul Kira Sınırları: Piyasa rayiçlerine göre yeniden güncellenmelidir. Sonuç olarak; esnaf ve sanatkrımıza son 23 yıl içinde sağlanan 740 milyar TL'lik kümülatif hacim kıymetlidir; fakat başarının ölçüsü yalnızca hacim değildir. Esas ölçü, sistemin kapsayıcılığı ve adaletidir.
Abidin Acar: Çağrımız nettir: Vergi ve SGK borcu nedeniyle krediye erişimi toptan engelleyen yaklaşım derhal gözden geçirilmeli; esnafın boğazını sıkan bu kurallar bütünü, sürdürülebilir ve tahsilatı da güvenceye alan akılcı modellerle değiştirilmelidir. Esnafı güçlendirmek; ekonomik olduğu kadar sosyal istikrarın da teminatıdır.

Özel Haber

Bakmadan Geçme