Bankoğlu, 'GSS primi legal haraçtır'
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerindeki artışı eleştirdi.
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerindeki artışı eleştirdi.
'GSS primi iş bulamamanın vergisidir' diyen Bankoğlu, iktidarın sosyal devlet anlayışını eleştirdi.
Geliri olmayanları otomatik borçlandırdınız
Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi: Bugün iktidarın büyük bir başarıymış gibi sunduğu ama aslında yıllardır süren bir adaletsizliğin itirafı olan bir kararı konuşuyoruz. Bu karar son yargı paketiyle 1 Ocak 2016 öncesine ait Genel Sağlık Sigortası prim borçlarının, gecikme cezalarıyla birlikte silinmesi kararı. Açık konuşalım, bu karar bir lütuf değildir. Bu karar, devletin yurttaşına yanlış yaptığını geç de olsa kabul etmesidir. Peki bu borçlar nasıl oluştu? 2008 yılında 5510 sayılı yasayla Genel Sağlık Sigortası getirildi. 2012'ye kadar zorunlu değildi, 2012'den sonra uygulandı. Ne demiştiniz o günlerde: 'Herkes sağlık güvencesi altına alınacak.' Gerçekte yapılan ise işi olmayanı, geliri olmayanı, genci, öğrenciyi, işsiz mezunu otomatik olarak borçlandırmak oldu.
GSS'deki artış yüzde 154!
GSS prim borçlarını kimler ödeyemedi? Holding patronları mı? Beş maaşlı bürokratlar mı? Saray'dan beslenen yandaşlar mı? Bu borçları işsiz gençler ödeyemedi. Bu borçları yoksul ailelerin çocukları ödeyemedi. Bu borçları, mezun olup iş bulamayan, geleceği elinden alınmış kuşaklar ödeyemedi, ödeyemiyor. Geçtiğimiz 1 Aralık'ta GSS primi 780 TL'den tam 2 kat artırıp 1.560 TL'ye çıkardınız. Asgari ücretin artmasıyla GSS primleri 1980 TL oldu. Artış tam olarak yüzde 154!
Böyle bir sosyal devlet olabilir mi?
Buradan çok basit bir soru soruyorum: İşi olmayan genç, hangi parayla prim ödeyecek? Günde üç öğün yemek bulamayan yurttaş, hangi gelirle sağlık borcu kapatacaktı? Evine ekmek götüremeyen aileye 'borçlusun' demek hangi vicdana sığar? Bu, yoksulluğu cezalandıran bir devlet anlayışıdır. Sonra da gençler neden evlenmiyor, neden intihar ediyor diye sorup duruyorsunuz. Bugün Türkiye'de yaklaşık 5 milyon NEET genç var. Ne eğitimde, ne istihdamda, ne de umut içinde… Düzenli geliri yok, sosyal güvencesi yok, evden çıkacak parası yok, cebinde 100 lirası bile yok. Bu gençleri üretimden dışladınız, sonra da prim borcu verdiniz. Böyle bir sosyal devlet olabilir mi?
GSS primi iş bulamama vergisidir
GSS primi Türkiye'de iş bulamamanın vergisidir. GSS, legal haraçtır. Avrupa'da işsizlere maaş bağlanıyor, AKP Türkiye'sinde işsizlerden haraç alınıyor. İnsanları hastaneye gitmeye korkar hale getirdiniz. Şimdi utanmadan diyorsunuz ki: 'Borçları sildik.' Siz sağlık hizmetini zaten ücretsiz vermek zorundasınız. Sağlık, sadaka değildir. Sağlık, prim ödeme gücüne bağlı bir meta değildir. Sağlık, Anayasal bir haktır.
Sosyal devlet, borç silen değil; borç doğurmayan devlettir
Bugün Türkiye'de genel yoksulluk derinleşmiş: Gençler evden çıkamıyor, hayal kuramıyor. Üniversite diploması, işsizliğin belgesi haline gelmiş. Böyle bir tabloda, gençleri borçlandıran bir sağlık sistemi ancak bir soygun düzeninin ürünüdür. Yargı Paketi'ndeki bu karar da sistemin yanlışlığını da itiraf ediyor. Üstelik her yıl böyle borç silmelere ilişkin teklifler getirildi. Biz boğazını sıktığınız gençler biraz nefes alsın diye bunlara itiraz etmiyoruz ama bu sistemi baştan aşağı en güvencesizin, en yoksulun, gençlerin sırtına yüklüyorsunuz. Koskoca SGK'nin mali açıdan sürdürülebilirliği işsiz gençlerin olmayan parasına çökmekle mi finanse edilecek? Sosyal devlet, borç silen değil; borç doğurmayan devlettir. Sizin ise bu ülkenin gençlerine borç değil, gelecek borcunuz var.