'6 Şubat vicdan enkazıdır'

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, hükümetin deprem sonrası süreci yönetemediğini, verilen sözlerin tutulmadığını ve halkın büyük bir sefalete terk edildiğini savundu.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, hükümetin deprem sonrası süreci yönetemediğini, verilen sözlerin tutulmadığını ve halkın büyük bir sefalete terk edildiğini savundu.

Depremin hemen ardından 'bir yılda evleri teslim edeceğiz' sözünü hatırlatan Bankoğlu, aradan geçen 3 yıla rağmen tablonun vahim olduğunu belirtti.

AKP İKTİDARININ BECERİKSİZLİĞİNE TANIK OLDUK

Bankoğlu açıklamasında şunları söyledi: 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri'nin ardından üçüncü yıla giriyoruz. On binlerce insanımızı toprağa verdiğimiz, şehirlerimizin haritadan silindiği o büyük felaketin üzerinden tam 3 yıl geçti. Acımız ilk günkü kadar taze, bu vesileyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, depremi yaşamış ve deprem sonrası AKP iktidarının beceriksizliğine tanık olmuş vatandaşlarımıza ise sabır diliyorum. Çünkü 3 yıl önce o enkazların altında sadece binalar değil; liyakat, devlet ciddiyeti ve vicdan da kaldı.

MÜJDE DEDİKLERİ VAATLER, KONTEYNERE SIĞMAYAN HAYATLAR!

İktidar sahipleri meydanlarda ne demişti: '1 senede evleri teslim edeceğiz.' Bugün 3. yıla girdik; evlerin ancak yüzde 70'ini yapabildiler. Hala 270 bin vatandaşımız kışın dondurucu soğukta, yazın kavurucu sıcakta konteynerlerde ailesiyle hayata tutunmaya çalışıyor. Bir de utanmadan, bu konutları kendi ceplerinden yapmış gibi övünüyorlar. Soruyoruz: Bu deprem konutları kaça mal oldu? Bu konutları depremzedelere kaça vereceksiniz? Üç yılın ardından bu soruların yanıtını hala bilmiyoruz. Şeffaflık yok, hesap vermek yok, sadece reklam var.

ASKERİ SAHAYA İNDİRMEYENLER, MİLLETE IBAN ATTILAR!

Depremin en kritik ilk saatlerde, asker sokağa inmesin diye insanlarımızın göçük altında 'sesimi duyan var mı' diye çığlıklarını dinledik. Deprem gibi büyük bir felakette dahi siyasi ikbalini düşünenler, depremzedenin yarasını sarmak yerine millete IBAN attılar. Bir yılda 650 bin konut sözü verenler, Saray gezilerine ve lüks araç konvoylarına ve ihalelere kaynak bulurken; Adıyamanlı, Kahramanmaraşlı, Malatyalı depremzedeye karakışın ortasında konteynerleri tahliye tebligatı gönderdiler. İş yok, para yok, çocuklar ve yaşlılar perişan durumdayken Saray'ın şatafatı o günlerde de tam gaz devam etti.

DERE YATAĞINA KONUT, KAYIP ÇOCUKLARA RET!

Daha birkaç gün önce, Gaziantep Şahinbey'de deprem konutu diye pazarlanan binalar heyelan riski nedeniyle boşaltıldı. Dere yatağına konut yapan bu zihniyet, felaketten zerre ders almadı. Sadece beton değil, insanlık da enkaz altında. Depremde kaybolan canlarımızın, refakatsiz kalan çocukların akıbetini araştıralım diye verdiğimiz önergeler ise AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Depremde kaybolan çocukların akıbetini sormak siyasi bir tercih değil, Epstein vakalarının tüm dünyada gündem olduğu bugünlerde insani bir sorumluluktur. Soruyorum: Bir devlet, kendi kayıp çocuklarının aranmasından neden korkar? Denetlenmekten, şeffaf olmaktan neden bu kadar acizsiniz?

SARAY'IN IŞIKLARI SÖNMÜYOR, KONTEYNERDE OCAK TÜTMÜYOR

AKP iktidarının 'Türkiye Yüzyılı' dediği manzara şudur: Bir yanda günlük masrafı milyonlarla ölçülen, binlerce odası aydınlatılan şatafat merkezleri; diğer yanda ise 3 yıldır elektriği kesilen, çatısı akan, içinde tencere kaynamayan konteynerler... Saray'ın bir dakikalık masrafı, depremzedenin bir yıllık umudu olmuş durumda. Tüm bunlar, aslında depremzedenin çalınan geleceğidir. AKP'nin itibar dediği şatafat, bu milletin üzerine çöken enkazın ta kendisidir.

SÖZDE MÜJDE DİYE PAZARLADIKLARI EVLER BİRER BORÇ SENEDİDİR!

Depremzedelerin kendi konutunun borç senedinin uzatıldığını, Malatya'da, Hatay'da faturalarını ödeyemediği için karanlığa mahkum edilen, ocağı tütmeyen binlerce hanenin olduğunu unutmamalıyız. Sözde müjde diye pazarladıkları evler, aslında depremzedeye uzatılan borç senetleridir. 3 yıl önce evini, barkını, yakınlarını kaybeden vatandaşa bugün 'hayatını geri satın al' diyorlar. Kendi cebinden yapmış gibi övündüğü konutlar ise deprem vergilerini iç eden bu iktidarın depremzedenin sırtına vurduğu 20 yıllık bir yüktür. Depremzedeler ne o soğuk gecede gelmeyen yardımları unuttu, ne de bugün vatandaşımıza reva görülen bu sefaleti. Biz CHP olarak, son depremzede güvenli yuvasına kavuşana kadar, kayıp her bir çocuğun hesabı sorulana kadar deprem gerçeğini gündemde tutmaya devam edeceğiz. Bunların tek dertleri koltuklarını korumak, tek korkuları ise sandık. Sizin saltanatınız sürecek diye halkın enkaz altında kalmasına hiç kimse sessiz kalmayacak.

Özel Haber

Bakmadan Geçme